|
geri
SORU: Peygamberin(s.a.a.v.) en yakın dostlarından olan Salman el-
Muhammedi (r.a.) masumlardanmıydı? Peygamberin hadisi nasıl
yorumlanmalı: “ Salman Ehl-i Beyttendir(a.s.).”
CEVAP: Salman'ın masum olduğuna dair bir delil yoktur. Ehl-i Beyt
gerçeğini iyi bilenlerden idi. Bir gün Peygamber (s.a.a.v.) Al-
Muhacirin ve Al- Ansar'ın sorusu üzerine “ Salman bizdendir (Ehl-i
Beyt).” Bu hadis masumluğu hakkında kesin bir delil değildir.
SORU: Şeyh Rıdvan al- Derviş konuşmasında bir kere İmam Ali
(a.s.) hakkında şunları buyurdu:
-
“Al Hajarr Ali”. Ali “taştır”.
Bu açıklama için bir neden var mı? Ne anlama geliyor?
-
“Herkes Ali'dir, herkes Ali'den dir, herkes Ali'nin dir.”
Dinimizde böyle bir açıklamanın yeri var mi? Yoksa günah mı?
-
“Al Fateq ua Rateq Ali”
Ali bölendir/ayırandır ve birleştirendir. Allah'ın
özellikleri (s.v.t.) İmam Ali'ye de aktarılabilir mi? İmam
Ali (a.s.) böyle özellikleri taşıyormuydu?
-
“N' Naşir Ali”
“N'Naşir”: Bu sadece Allah değil mi? Çünkü bu, İmam Ali'nin
bizi yeniden dirilteceği anlamına gelir. Bu açıklamalar Abu
Turab'ın bilgisi ve rivayetleriyle bağdaştırılıyor mu? Böyle
bir açıklamada bulunmak yerli mi?
-
“Ali İlk ve Sondur”
Şii ehline ve alimlerine göre böyle bir açıklama
onaylanabilir mi? Halbuki biz şiiler Kumeyl duasında Allah'a
demiyormuyuz:
-
“Ey ilklerin İlki ve sonların Sonu”
Abul Hasan (a.s.) hakkında böyle bir açıklama yapılabilir mi?
CEVAP: Felsefi açıdan böyle açıklamalar sadece mantığın
elverdiği kadar tanımlanabilir. Bu sadece İmam Ali (a.s.) için
geçerli değildir, bütün insanlarla ilgili. Gerçekten de bu gibi
açıklamalar yersizdir, çünkü insanların bunu anlama imkanları
yoktur.
|