|
geri
64- TAGABUN
SURES
Medenîdir, on sekiz âyettir.
(14. âyetten sonuna kadar Medenîdir. 9. âyette aldananla
aldatanın meydana çıkacağı kıyamet gününden bahsedildiği cihetle
sûreye bu ad verilmiştir.)
Rahman ve Rahîm Allah Adıyla
1- Tenzîh eder Allah'ı, ne varsa göklerde ve ne varsa yeryüzünde,
onundur saltanat ve tedbîr ve onadır hamd ve onun, her şeye gücü
yeter.
2- O, öyle bir mâbuttur ki sizi yaratmıştır da sizden kâfir olan
da vardır, inanan da ve Allah, ne yapıyorsanız görür.
3- Yaratmıştır gökleri ve yeryüzünü gerçek olarak ve size sûret
vermiştir ve sûretinizi de en güzel bir tarzda meydana
getirmiştir ve sonunda da dönülüp gidilecek yer, onun tapısıdır.
4- Bilir ne varsa göklerde ve ne varsa yeryüzünde ve bilir neyi
gizlerseniz ve neyi açığa vurursanız ve Allah, gönüllerde olanı
da bilir.
5- Daha önce kâfir olanların haberi gelmedi mi size? Yaptıkları
işin vebâlini tattılar ve onlara elemli bir azap var.
6- Bu da, peygamberlerinin, apaçık delillerle onlara geldikleri
halde onların, bir insan mı bize doğru yolu gösterecek deyip de
kâfir olmalarından ve yüz çevirmelerindendir ve Allah da
onlardan müstağnî olduğunu göstermiştir ve Allah, müstağnîdir ve
hamde lâyık, odur.
7- Kâfir olanlar, sanırlar ki öldükten sonra dirilmeyecekler
kesin olarak; de ki: Evet ve Rabbime andolsun ki elbette
dirileceksiniz, sonra da ne yaptıysanız size haber verilecek ve
bu, Allah'a pek kolaydır.
8- Artık inanın Allah'a ve Peygamberine ve indirdiğimiz nûra ve
Allah, ne yapıyorsanız hepsinden de haberdardır.
9- O gün, sizi toplantı günü için bir araya getirecektir ve
bugün, aldananın, aldatanın, kâr ve ziyan edenin meydana
çıkacağı gündür ve kim inanırsa Allah'a ve iyi işlerde bulunursa
onun kötülüklerini örter ve kıyılarından ırmaklar akan
cennetlere, ebedî kalmak üzere sokar onu; bu, pek büyük bir
kurtuluş, kutluluk ve murâda eriştir.(1)
10- Ve kâfir olan ve delillerimizi yalanlayanlarsa
cehennemliklerdir, ebedî kalırlar orada ve orası, dönüp
varılacak ne kötü yerdir.
11- Hiçbir felâket, Allah'ın izni olmadıkça gelip çatmaz ve kim
inanırsa Allah'a, o da, onun gönlüne doğru yolu ilhâm eder ve
Allah, her şeyi bilir.
12- Ve itâat edin Allah'a ve Peygambere; yüz çevirecek olursanız
artık Peygamberimize düşen vazife, ancak apaçık tebliğden
ibârettir.
13- Bir Allah'tır ki yoktur ondan başka tapacak ve artık Allah'a
dayansın inananlar.
14- Ey inananlar, şüphe yok ki eşlerinizin ve evlâtlarınızın
bâzısı, düşmandır size, artık sakının onlardan ve bağışlar ve
yüzlerine vurmaz ve suçlarını örterseniz artık bilin ki Allah,
suçları örter, rahîmdir.(2)
15- Mallarınız ve evlâtlarınız, bir sınamadır size ancak ve
Allah katındaysa pek büyük bir mükâfat var.
16- Artık çekinin Allah'tan gücünüz yettiği kadar ve dinleyin ve
itâat edin ve mallarınızı harcayın hayır yolunda, sizin için
hayırlıdır ve kimler, nefsinin hırsından, nekesliğinden
korunursa artık onlardır kurtulanların, muratlarına erenlerin ta
kendileri.
17- Eğer Allah'a güzel bir tarzda borç verirseniz o, verdiğinizi
kat-kat arttırır size ve suçlarınızı örter ve Allah, iyilik
edenlere fazlasıyla mükâfat verir, azaplandırmada da aceleci
değildir.
18- Gizliyi de bilir, görüneni de, üstündür, hüküm ve hikmet
sâhibidir.
(1) Toplantı günü, kıyamet günüdür.
(2) Hicrette ayalleri, evlâtları yüzünden gecikenler hakkında
vahyedildiği rivâyet edilmiştir.
|